Kapsayıcı eğitime ak temelli bakış konferansı yapıldı
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde “Kapsayıcı Eğitime Hak Temelli Bakış” Konferansı Gerçekleştirildi Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü öğrencileri, kapsayıcı eğitim ve engellilik alanında önemli bir farkındalık etkinliğine ev sahipliği yaptı. Herkes İçin Erişilebilir Yaşam Akademisi Derneği (HEY Akademi) Genel Başkanı İsmail Çevikbaş ve Dernek Genel Sekreteri Fatih Sayar, öğretmen adayı üniversite öğrencileriyle “Kapsayıcı Eğitime Hak Temelli Bakış” başlıklı konferansta bir araya geldi.
Eğitim fakültesi öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği konferans, yalnızca teorik bir anlatım değil, aynı zamanda öğrencilerin aktif olarak katıldığı interaktif bir öğrenme ortamı olarak gerçekleştirildi. Etkinlik boyunca engellilik kavramı, engelliliğe dayalı ayrımcılık, engellilik alanında kullanılan terimler ve toplumun engellilere bakış açısı gibi birçok önemli konu ele alındı. Engelliliğe Hak Temelli Bir Yaklaşım Konferansın açılış bölümünde konuşan HEY Akademi Genel Başkanı İsmail Çevikbaş, engellilik konusunun yalnızca sosyal yardım veya bireysel sorunlar çerçevesinde ele alınamayacağını vurgulayarak, bu alanın esas olarak bir insan hakları meselesi olduğunu ifade etti. Çevikbaş, dünyada ve Türkiye’de giderek güçlenen hak temelli yaklaşımın engelli bireylerin toplumsal yaşama eşit ve bağımsız katılımını temel aldığını belirtti.
Konuşmasında özellikle eğitim alanının önemine dikkat çeken Çevikbaş, kapsayıcı eğitimin yalnızca engelli öğrencilerin sınıfa alınmasından ibaret olmadığını, eğitim ortamlarının tüm öğrencilerin ihtiyaçlarına uygun şekilde yeniden tasarlanmasını gerektirdiğini söyledi. Bu yaklaşımın eğitim politikalarından öğretim yöntemlerine, fiziki düzenlemelerden ölçme-değerlendirme süreçlerine kadar çok geniş bir alanı kapsadığını ifade etti. Öğrencilerle İnteraktif Anket Uygulaması Konferansın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise öğretmen adaylarının aktif katılımıyla gerçekleştirilen interaktif anket uygulaması oldu. Konferans sırasında öğrencilere çeşitli sorular yöneltilerek engellilik alanında kullanılan kavramlar, günlük dilde tercih edilen ifadeler ve toplumdaki algılar ölçülmeye çalışıldı.
Öğrencilerin cevapları üzerinden yapılan değerlendirmelerde engellilikle ilgili kullanılan bazı kelimelerin tarihsel ve toplumsal arka planı ele alındı. “Sakat”, “özürlü”, “engelli”, “özel gereksinimli” gibi ifadelerin toplumda nasıl algılandığı ve engelli bireyler üzerinde nasıl etkiler oluşturabileceği üzerine kapsamlı bir tartışma yürütüldü.
Anket sonuçlarının değerlendirilmesi sırasında dilin ve kavramların insan hakları perspektifinden değerlendirilmesinin önemi vurgulandı. Engelli bireylerin tanımlanmasında kullanılan dilin toplumsal bakışı şekillendirdiği ve ayrımcılığı güçlendirebildiği ya da azaltabildiği ifade edildi. Engelliliğe Dayalı Ayrımcılık Üzerine Söyleşi Konferansın ilerleyen bölümünde engelliliğe dayalı ayrımcılık konusu ele alındı. Öğretmen adaylarıyla yapılan söyleşide eğitim ortamlarında ve günlük yaşamda farkında olunmadan ortaya çıkan ayrımcılık biçimleri örnekler üzerinden değerlendirildi.
Engelli bireylerin çoğu zaman fiziksel engellerden çok toplumsal ve çevresel engellerle karşılaştığına dikkat çekildi. Bu kapsamda mimari erişilebilirlik eksiklikleri, eğitim materyallerinin erişilebilir olmaması ve öğretim yöntemlerinin çeşitlendirilmemesi gibi unsurların engelli bireylerin eğitim hakkını sınırlayabildiği ifade edildi.
Söyleşi sırasında ayrıca toplumda sıkça kullanılan ve çoğu zaman iyi niyetle dile getirilen bazı ifadelerin de engelli bireyler açısından ayrımcı sonuçlar doğurabileceği üzerinde duruldu. Engelliliğin romantize edilmesi ya da aşırı dramatize edilmesi gibi yaklaşımların da hak temelli bakış açısından problemli olduğu vurgulandı. Kapsayıcı Eğitimin Teoriden Pratiğe Taşınması Konferansın önemli başlıklarından biri de kapsayıcı eğitimin teorik çerçevesinin pratik uygulamalara nasıl dönüştürülebileceği oldu. Öğretmen adaylarına kapsayıcı eğitim ortamlarının oluşturulmasında öğretmenlerin rolü hakkında kapsamlı bilgiler verildi.
Bu kapsamda öğretmen adaylarına, meslek hayatlarına başladıklarında eğitim materyallerini erişilebilir formatlarda hazırlamaları, sınıf içi öğretim yöntemlerini çeşitlendirmeleri, öğrencilerin bireysel farklılıklarını dikkate almaları, ayrımcı dil ve tutumlardan kaçınmaları ve okul ortamlarını erişilebilirlik açısından değerlendirmeleri gerektiği anlatıldı. Bu yaklaşımın yalnızca pedagojik bir tercih değil, aynı zamanda insan haklarına dayalı bir sorumluluk olduğu vurgulandı. Engelli Farkındalığı Oluşturma Çalışmaları Konferans boyunca öğretmen adaylarının engellilik alanında farkındalıklarının artırılması da önemli bir hedef olarak öne çıktı. Engelli bireylerin yaşam deneyimleri, karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri üzerine yapılan değerlendirmeler öğrencilerin konuya daha geniş bir perspektiften bakmalarını sağladı.
HEY Akademi’nin yürüttüğü çalışmalar hakkında da bilgi verilen etkinlikte, derneğin görme engelli bireylerin eğitim, istihdam ve sosyal yaşama erişimi konusunda yürüttüğü projeler anlatıldı. Engelli bireylerin yalnızca yardım edilmesi gereken kişiler olarak değil, hak sahibi bireyler olarak görülmesi gerektiği vurgulandı. Soru-Cevap Oturumu Konferansın sonunda gerçekleştirilen soru-cevap oturumunda öğretmen adayları merak ettikleri birçok soruyu konuşmacılara yöneltme fırsatı buldu. Öğrenciler özellikle kapsayıcı eğitim uygulamalarının sınıf ortamında nasıl gerçekleştirileceği, engelli öğrencilerle iletişimde nelere dikkat edilmesi gerektiği ve öğretmenlerin karşılaşabileceği zorluklar hakkında sorular yöneltti.
İsmail Çevikbaş ve Fatih Sayar tarafından yanıtlanan sorular sayesinde öğrenciler hem teorik hem de pratik açıdan önemli bilgiler edinme fırsatı buldu. Etkileşimli bir atmosferde gerçekleşen oturum öğretmen adaylarının konuya olan ilgisini ve duyarlılığını artırdı. İnsan Hakları Temelinde Kapsayıcı Eğitim Konferansın genel değerlendirmesinde kapsayıcı eğitimin temelinde insan hakları yaklaşımının yer aldığı vurgulandı. Engelli bireylerin eğitim hakkı başta olmak üzere tüm temel haklardan eşit biçimde yararlanabilmesi için eğitim sisteminin kapsayıcı bir anlayışla yeniden düzenlenmesi gerektiği ifade edildi.
Öğretmen adaylarının meslek hayatlarında bu bakış açısını benimsemelerinin büyük önem taşıdığı belirtilirken kapsayıcı eğitimin yalnızca bir politika veya proje değil aynı zamanda bir toplumsal dönüşüm süreci olduğu dile getirildi. Geleceğin Öğretmenlerine Önemli Mesajlar Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde gerçekleştirilen bu konferans öğretmen adaylarının kapsayıcı eğitim ve engellilik konularına daha bilinçli yaklaşmalarına katkı sağladı. Etkinlik boyunca verilen mesajların merkezinde eğitimde eşitlik ve insan onuruna saygı ilkeleri yer aldı.
Geleceğin öğretmenleri olarak öğrencilerin sınıflarında farklı ihtiyaçlara sahip tüm bireyleri kapsayan bir eğitim ortamı oluşturma sorumluluğu taşıdıkları hatırlatıldı. Bu sorumluluğun yerine getirilmesi için hem akademik bilgi hem de insan haklarına dayalı bir bilinç geliştirilmesinin önemine dikkat çekildi.
Gerçekleştirilen konferans kapsayıcı eğitim konusunda farkındalık oluşturması ve öğretmen adaylarının mesleki gelişimlerine katkı sağlaması açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Etkinlik sonunda öğrenciler ve konuşmacılar hatıra fotoğrafı çektirerek programı tamamladı.